DOLAR

16,7818$% 0.04

EURO

17,5468% 0.22

GRAM ALTIN

974,02%-0,19

ÇEYREK ALTIN

1.591,00%0,56

BİST100

2.443,77%1,60

BİTCOİN

323892฿%0.45947

a
  • Bursanınsesi
  • Eğitim
  • 7. sınıf Türkçe ders kitabı cevapları 2022: Türkçe ders kitabı cevapları 7. sınıf MEB Yayınları!

7. sınıf Türkçe ders kitabı cevapları 2022: Türkçe ders kitabı cevapları 7. sınıf MEB Yayınları!

7. sınıf Türkçe ders kitabı cevapları ile öğrenciler takıldıkları sorularda yardım alarak Türkçe bilgilerini geliştirmeyi amaçlamakta. 7. sınıf Türkçe ders kitabı cevapları öğrenci ve veliler tarafından araştırılıyor. 7. sınıf Türkçe kitabı cevapları ile öğrenciler takıldıkları soruların yanıtlarını öğrenerek Türkçe ders kitabı sorularını çözmeye çalışıyorlar. Türkçe ders kitabı sayfa cevapları ve cevap anahtarı haberimizde. İşte 7. sınıf Türkçe ders kitabı cevapları 2022: Türkçe ders kitabı cevapları 7. sınıf MEB Yayınları!

7. SINIF TÜRKÇE DERS KİTABI CEVAPLARI | MEB YAYINLARI

1.) Hulûsi Behçet, 20 Şubat 1889’da İstanbul’da doğmuştur. Eğitimini Gülhane Askerî Tıp Akademisinde tamamlamıştır. Bir damar hastalığı olan ve bugün kendi adıyla anılan “Behçet hastalığı”na tanı koyan ilk bilim insanıdır. Mesleğinin ilk yıllarından itibaren birçok ulusal ve uluslararası kongreye dermatoloji (cilt hastalıkları) konusundaki özgün makaleleriyle katılmasına ve Atatürk tarafından ödüllendirilmiş olmasına rağmen asla kibre kapılmamıştır. Çünkü popülerliğin ışıltısına aldanıp büyüklenmenin, verimliliği baltalayan bir ruh hâli olduğunun farkındadır.

Aşağıdaki cümlelerden hangisi bu metindeki altı çizili sözle anlatılmak istenen durumu yaşayan bir kişiye ait olabilir?

A) Son romanım bugüne kadar yazılmış en güzel romandır.

B) Resimlerimde doğanın muhteşem uyumunu ortaya koymaya çalışıyorum.

C) Benim şiirlerim duygusal dünyamın yansımasıdır sadece.

D) En beğenilen bestemde Anadolu türkülerinin esintilerini kullandım.

2.) Aşağıdakilerden hangisi olay ağırlıklı bir metindir?

A) O taş döşeli eski yol, şimdi bozulmuş, diz boyu çukurlarla dolmuştu. İki yanımızda uzanan zeytinliklerin her tarafını, yıllardan beri temizlenmediği için ot sarmıştı. Dağın eteğinden itibaren başlayan çamlar bir hayli seyrekleşmiş, taze kesilmiş çam fidanlarının körpe yaralarında reçineler pıhtılaşmıştı.

B) Bazı kimseler gülümsemeyi, aklı başında adamın ciddiliğini bozan bir hâl sayarlar. Yüz göz olmasınlar diye çocuklarına, yılışık demesinler diye konu komşuya gülmezler. Kaşları, çalışırken de konuşurken de çatıktır. Kendilerine ettikleri zulüm yetmiyormuş gibi gülümseyenlere de kızarlar. Hâlbuki insanların hayvanlardan bir farkı konuşmaksa öteki farkı da gülmektir.

C) Zeynep’in ailesi, geçimini yanı başlarında yer alan Tuz Gölü’nden sağlıyordu. Bu gölü çok seviyordu Zeynep. En sevdiği rengin beyaz olması da bundandı elbet. Gölün üzerinde yürüyüş yapmaya bayılırdı. Yine bir gün, gölde yürürken yalnız olmadığını fark etti. Ardından gelen ayak seslerine kulak verdiğinde ürperdi önce, dönüp bakmakla koşup uzaklaşmak arasında kalmıştı ki annesinin sıcacık sesini duydu.

D) Yozgat’ın Aydıncık ilçesine özgü olan ve çekirdeklerinin birbirine yapışık olması nedeniyle “bağrıbütün” ismi verilen kavunun tadı muza da benziyor. Yöre halkı bu nedenle bağrıbütüne “yer muzu” diyor. İlçenin geçim kaynaklarından biri olan ve bu yıl yüz dönüm alana ekimi yapılan bağrıbütün kavununun hasadına yakın zamanda başlanacak.

3.) Aşağıda Dünya Miras Listesi’nde yer alan bazı doğal ve kültürel miraslar verilmiştir.

Edirne Selimiye Camii ve Külliyesi: Selimiye Camii ve Külliyesi; dört minareye sahip eşsiz kubbesiyle, iç tasarımında kullanılan ve döneminin en iyi örnekleri olan taş, mermer, ahşap, sedef ve çini motifleri ile cami mimarisinin zirvesini temsil etmektedir. Teknik mükemmelliği ve estetiğiyle döneminin ve sonraki zamanların en muhteşem eseri olan Camii ve Külliye, Mimar Sinan’ın ustalık dönemi eseri olarak kabul edilmektedir.

Pamukkale Travertenleri: Pamukkale’de 35 dereceyi bulan sıcak su alanları bulunuyor. Bileşiminde kalsiyum karbonat olan bu sular güneşin altında buharlaşarak önce beyaz, pamuksu bir yapı ortaya çıkarıyor. Daha sonra katılaşarak yüzeyi kristalleşmiş kayalara yani travertenlere dönüşüyor. Güzelliğiyle ünü dünyaya yayılmış travertenler her yıl on binlerce yerli ve yabancı turistin ilgisini çekiyor.

Safranbolu Evleri: Karadeniz kıyılarını Batı, Kuzey ve Orta Anadolu’ya bağlayan yol üzerinde yer alan Safranbolu, coğrafi konumu nedeniyle çok eski bir yerleşim yeridir. 18. yüzyılda Asya ve Avrupa arasındaki ticaretin önemli bir merkezi olmuştur. Türk şehircilik tarihinin bozulmamış bir örneği olan Safranbolu; geleneksel şehir dokusu, ahşap yığma evleri ve anıtsal yapılarıyla tamamı sit alanı ilan edilmiş ender mekânlardan biridir.

Aşağıdaki Dünya Miras Listesi’ne alınma ölçütlerinden hangisi bu varlıklardan herhangi biriyle ilişkilendirile mez?

A) İnsanlık tarihinde önemli bir aşamayı gösteren bir yapı tipinin, mimari veya teknolojik bütünün istisnai bir örneği ol-

malı.

B) Kara, tatlı su, kıyı ve deniz ekosistemlerinin, bitki ve hayvan topluluklarının gelişimindeki önemli ekolojik ve biyolo-

jik süreçleri temsil eden benzersiz örnekler olmalı.

C) Eşsiz bir doğal güzelliğe ve estetik öneme sahip alanları içermeli.

D) Bir zaman zarfı içinde veya dünyanın bir kültürel alanında, mimarlık veya teknoloji, anıtsal sanatlar, şehir planla-

ma veya çevre düzenlemesiyle ilgili insani değerler arasında önemli bir alışverişi sergilemeli.

4.) İyi filmler, duyguları harekete geçirerek insan ruhunu dönüştüren, taklidi olmayan ve kahramanları kanlı canlı bireylerden oluşanlardır. Böyle filmler insanın kalbinde kıvılcımlar oluşturur.

Bu parçaya göre iyi filmler aşağıdakilerden hangisiyle nitelendirilemez?

A) Gerçekçi

B) Tutarlı

C) Etkileyici

D) Özgün

5.) Dört kirpi, soğuk bir kış sabahı donmamak için birbirine sokuldu; dikenleri birbirine batınca ayrıldı, üşüyünce tekrar yaklaştı ve dikenleri batınca yine uzaklaştı. Kirpiler, soğukta tek başına durmak ile batan dikenlerin acısı arasında gidip geldi uzun süre. Yaşadıkları bu ikilem, aralarındaki uzaklık her iki acıya da dayanabilecekleri bir noktaya gelinceye dek sürdü. Kirpiler ne dikenleri birbirine batacak kadar yakın ne de üşüyecek kadar uzaktaydı artık. İşte bu duruma kirpi mesafesi dendi.

Aşağıdaki cümlelerin hangisinde bu metindeki altı çizili ifadede anlatılmak isteneni karşılayan bir söz grubu kullanılmıştır?

A) İyimserlik, hayattan daha çok keyif almamızı sağlar.

B) Yaşamda dengeli olmak beraberinde huzuru getirir.

C) Güçlüklerle mücadele etmek geleceğimize yön verir.

D) Cesur insanlar zorluklar karşısında karamsarlığa düşmezler.

6.) Çeşitli üniversitelerden gelen bilim insanlarının yaptığı araştırmalar sonucunda Mısır’da bulunan Büyük Piramit’in içinde birçok oda ve koridorun yer aldığı bir alan keşfedildi.

Bu cümle aşağıdakilerin hangisinde verilenlerin birleştirilmesiyle oluşturulmuştur?

A)•Bilim insanları çeşitli çalışmalar sonucunda Mısır’daki Büyük Piramit’in içinde birçok alan keşfetti.

•Bu alanlar çeşitli oda ya da koridorlardan oluşuyor.

B)•Çeşitli üniversitelerden gelen bilim insanlarının yaptığı incelemelerde Mısır’daki Büyük Piramit’in içinde bir alan keşfedildi.

•Bu alanda farklı oda ve koridorların olabileceği tahmin edilmektedir.

C)•Çeşitli üniversitelerden gelen bilim insanlarının yaptığı araştırmalarda Mısır’daki Büyük Piramit’in içinde bir alan keşfedildi.

•Bu alan birçok oda ve koridordan oluşuyor.

D)•Bilim insanlarının çeşitli üniversitelerde yaptığı incelemeler sonucunda Mısır’daki Büyük Piramit’in içinde bir alan keşfedildi.

•Bu alanda pek çok oda ve koridorun da yer aldığı tespit edildi.

7.) Ünlü sanatçı, kendi huylarını gülmece konusu yapan biriydi. Bir gün yine uykusuzluğundan, yorgunluğundan, üst komşularından bahsediyor; şakalar yapıyordu. Gençlerden biri “Kendinizle çok alakadar oluyorsunuz!” deyince o, sert bir tavır takınarak karşılık verdi: “Daha enteresan bir konu bulun da onun üzerinde konuşalım.” Birçok kez onun, bir “kaleydoskop (çiçek dürbünü)” gibi en küçük kışkırtmalarla renk değiştiren bu karakterinin, hayal dünyasını ve çağrışım zenginliğini uyanık tuttuğunu düşündüm.

Bu parçaya göre “kaleydoskop” sözcüğünün tanımı aşağıdakilerden hangisidir?

A) Bazı maddelerin rengini yok etmekte kullanılan kimyasal madde.

B) Bir film üzerinde sıralanmış resimlerin, gösterici yardımıyla ekrana art arda düşürülmesi sonunda ortaya çıkan görünüş.

C) Türlü renklerde, küçük küp biçiminde mermer, taş veya pişmiş toprak parçalarının yan yana getirilmesiyle yapılan bezeme işi.

D) Bir ucu, buzlu camla kapatılan bir boru içine konmuş renkli, küçük cisimlerin hareket ettirildikçe oluşturduğu çeşitli biçimleri gösteren araç.

8.) Özgürlük, özgürlüğü için her gün mücadele edenin hakkıdır.

Aşağıdakilerden hangisi bu cümleye anlamca en yakındır?

A) Hürriyete layık olmak için sürekli çaba göstermek gerekir.

B) Zaferin büyüklüğü, mücadelenin zorluğuyla ölçülür.

C) Bağımsızlığa kavuşmak için istekli olmak şarttır.

D) En gayretli insanlar bağımsız topraklarda yetişir.

9.) Çağın hızı, dili de etkiliyor. Teknolojinin gelişmesi sonucunda sosyal medyanın yoğun bir şekilde kullanılmasıyla birlikte sesli harfler patır patır dökülmeye başladı kelimelerden. “Selam” yerine “slm”, “merhaba” yerine “mrb” yazılıyor artık. Böylesi bir hız, Türkçe metinlerdeki tadı ve ahengi azaltmıyor mu sizce de?

Bu sözleri söyleyen kişi teknolojiyle ilgili aşağıdakilerin hangisinden yakınmaktadır?

A) Dile olan ihtiyacı azaltmasından

B) Dili yozlaştırmasından

C) Baş döndüren hızından

D) İnsanları tembelleştirmesinden

10.) Eserlerimde hayatın zorluklarını, insanın yaşadığı sıkıntıları alaycı bir dille anlatmaya çalıştım. Tercih ettiğim bu anlatımın daha etkileyici olduğunu biliyorum. Sokaktan aldığımı, cesaret ve samimiyetle doldurup yine sokağa gönderiyorum. Umarım onlarla yeni ve ümit veren bir buluşma gerçekleştiririm.

Bu sözleri söyleyen yazarla ilgili aşağıdakilerden hangisi söylenemez?

A) Olumsuz durumları eğlenceli bir üslupla anlatmaya çalışır.

B) Yapıtın, okuru etkilemesinde anlatımın gücüne inanır.

C) Eserlerinde, gerçek hayattan beslenmeyi tercih eder.

D) Geniş kitlelere ulaşmada yalınlığın etkili olduğunu düşünür.

11.) Bir yazımda İzmir için “Olmamış, yarım kalmış hayallerimin başrol oyuncusu.” demiştim. 1990 yılında, 18 yaşımda, sabahın erken bir saatinde Basmane Bulvarı’nda inmiştim trenden. Bulvarın ucunda deniz vardı. Ilık bir rüzgâr esiyordu. Kemeraltı, Saat Kulesi, Karşıyaka vapuru, boyozcular, karadut şerbeti… Biliyorum, önünde sonunda İzmir’e döneceğim.

Bu metnin anlatımıyla ilgili aşağıdakilerden hangisi söylenemez?

A) Örneklemeye başvurulmuştur.

B) Alıntılama yapılmıştır.

C) Kişileştirmeden yararlanılmıştır.

D) Farklı duyulara seslenilmiştir.

12.) Öznenin iradesi dışında kendiliğinden gerçekleşen fiillere “oluş fiilleri” adı verilir. “Yapraklar iyice sarardı.” cümlesindeki “sarardı” fiili oluş bildirmektedir.

Bu açıklamaya göre aşağıdakilerin hangisinde oluş bildiren bir fiil vardır?

A) Arkadaşım yıllardır ailesiyle birlikte bu mahallede oturuyor.

B) Bahçenin kapısı yağmur ve karın etkisiyle birkaç ay içinde paslandı.

C) Kendisine uygun bir iş bulması gerektiğini sonunda anlamıştı.

D) Sokağın sonuna kadar yürüyünce çocukluğunda yaşadığı evi gördü.

13.) Kitapların arka kapaklarında tanıtıcı yazılar olur. Seçici ve bilinçli bir okur, kitap seçerken bu yazılara muhakkak göz atar. Fakat bazen öyle arka kapak yazıları görüyorum ki şaşırıp kalıyorum. Koca kitapta geçenleri bir paragrafta özetleyen mi dersin, kitaptan aldığı bir paragrafı olduğu gibi koyan mı dersin… Bir de sadece yazarın başarılarından, ödüllerinden bahsedenler var ki akıllara zarar! Bunlar okuyucuyu, o kitabı edinmekten uzaklaştıran arka kapak yazılarıdır. İyi bir arka kapak yazısı, konunun kokusunu ilgi çekici cümlelerle verir okura ama yemeği yedirmez asla.

Bu sözleri söyleyen birinin aşağıdaki arka kapak yazılarından hangisini beğenmesi beklenir?

A) Yazar, kitaba ve okuma kavramına şaşırtıcı açılardan yaklaşıyor. Yazarın, kitaplar üzerine sohbet ettiği öğrencilerin dilinden süzülen gerçek öykülerden esinlenerek yazdığı kitap; anne, baba ve eğitimcileri hem gülümsetecek hem düşündürecek ilginç bir kaynak.

B) Kemal’in en çok ihtiyaç duyduğu bir dönemde ortaya çıkar Gümüş Kanat. Küçük yaşta hayatın acı yüzüyle tanışan Kemal; bütün zorlukları sevginin, gayretin, dostluğun, en çok da Gümüş Kanat’ın yardımıyla aşar. Acıları biter, güzelliklere kavuşur.

C) 1954 Nobel Edebiyat Ödülü sahibi ve 20. yüzyıl Amerikan yazarlarının en büyüğü olan E. Hemingway; “Silahlara Veda” ve “Çanlar Kimin İçin Çalıyor” adlı eserleri ile adını duyuran, yalın anlatımıyla harikalar yaratan bir yazar. Bu başyapıtıyla da okuyucuları hiç unutamayacakları bir maceraya sürüklüyor.

D) Uzun zamandır balık tutamadığı için Santiago’nun itibarı gittikçe azalıyordu. Bir sabah tek başına açıldı denize ama herkesten çok daha fazla ileri gitti bu kez. Derken birden oltası kıpırdamaya başladı. Hamle yapması gerektiğine karar verdi ve dev balığı bir anda zıpkınla avladı. Eve döndüğünde herkes onun avladığı balığın büyüklüğünü tartışıyordu. Böylece balıkçı tekrar adından söz ettirmeyi başardı.

14.) İnternetten satın alınan ürünlerin müşterilere uçangözle (drone) gönderilmesi şu anda üzerinde çalışılan projeler arasında. Yakın bir gelecekte, satın aldığınız bir ürün kapınızın önüne kadar bir uçangözle gelirse şaşırmayın. Bu araçlar şu anda hayvanları doğal ortamlarında gözlemlemek ya da gelişmiş kameraları sayesinde doğa belgeselleri çekmek için kullanılıyor. Ayrıca havadan elde edilen görüntüler sayesinde hangi tarlaların sulandığı, ürünlerin ne kadar büyüdüğü, ekili alanlarda hastalıklı ya da zarar görmüş ürün olup olmadığı saptanıyor.

Bu metne göre aşağıdakilerden hangisi “uçangöz”ün kullanım amaçlarından biri değildir?

A) Tarımsal faaliyetleri kontrol etmek

B) Ürünlerin müşteriye ulaşmasını sağlamak

C) Tabiattaki canlıları incelemek

D) Trafik kazalarını önlemek

15.) Bir güçlüğü yenmek için başka bir güç yola başvurmanın gerekliliğini tarif ederken “- – – -“, hoşa gitmeyen bir nitelik yönünden birbiriyle benzeşen iki kişinin bir araya gelmesini vurgulamak için “- – – -“, vakit geçirmeden yola devam edilmesi gerektiğini söylerken “- – – -” atasözü kullanılır.

Bu metinde boş bırakılan yerlere sırasıyla aşağıdakilerin hangisinde verilen atasözleri getirilmelidir?

A) Yuvarlanan taş yosun tutmaz./ Davul dengi dengine diye çalar./ Ağır git ki yol alasın.

B) Acı acıyı keser, su sancıyı./ Tencere yuvarlanmış, kapağını bulmuş./ Yolcu, yolunda gerek.

C) Üzüm üzüme baka baka kararır./ Bir elin nesi var, iki elin sesi var./ Yoldan giden yorulmaz.

D) Çivi çiviyi söker./ Benzeye benzeye yaz, benzeye benzeye kış olur./ Her zaman gemicinin istediği rüzgâr esmez.

16.) 1968 yılının Kasım ayında Artvin’de bir köy evinde doğmuşum. İlkokulu doğduğum köyde, ortaokul ve lise öğrenimimi ise kendi ilçemde tamamladım. İşte o zamanlar başlamıştı bendeki yazma isteği. Göğe komşu topraklarda attım yazarlığımın temellerini. Neredeyse her gün ziyaretime gelen sis bulutları kılavuzluk ediyordu kalemime. Her gece yatmadan evvel siyah meşin kaplamalı defterimi ve kurşun kalemimi alır; o gün olan biteni, bunların bende oluşturduğu izlenim, duygu ve düşünceleri, gelecekle ilgili hayallerimi karalardım deftere. Yazarlığımın ilk adımları bu yazılardı işte.

Bu sözleri söyleyen yazarın oluşturduğu ilk metinlerin türüyle ilgili aşağıdaki açıklamalardan hangisi doğrudur?

A) Yaşanmış olaylar anlatıldığı için anıdır.

B) Yaşananlar günü gününe aktarıldığı için günlüktür.

C) Yaşam öyküsü yazarın dilinden aktarıldığı için otobiyografidir.

D) Düşünceler sohbet havasında ifade edildiği için söyleşidir.

17.) Bugünlerde teknolojik gelişmelerle ilgili en çok tartışılan konulardan biri, yapay zekâya sahip robotların üretilmesi. Bu robotların insan hayatını büyük ölçüde kolaylaştıracağı düşünülüyor. Ancak bilim insanlarının bir kısmı yapay zekâya sahip robotların üretilmesine pek sıcak bakmıyor. Çünkü yapay zekâ ile üretilen robotlar bir canlı gibi kendini geliştiriyor ve yapacağı işlere kendisi karar verebiliyor. Peki, bu robotlar kontrolden çıkar da insana zarar vermeye kalkarsa!.. Bence bu ihtimal üzerinde etraflıca düşünülmeli.

Bu metne göre yapay zekâya sahip robotların üretiminden çekinilmesinin nedeni aşağıdakilerden hangisidir?

A) Bağımsız düşünüp karar verme yeteneklerinin olması

B) İnsanın günlük yaşamına katkıda bulunmaması

C) Birçok bilim insanının, robot üretimine karşı çıkması

D) Yapımının diğer robotlardan daha masraflı olması

18.) Değerli Bağışçı,

Bu form, vakfımıza destek veren bağışçıların, kişisel verilerinin tarafımızdan alınmasına, saklanmasına, paylaşılmasına, işlenmesine ve silinmesine ilişkin süreç hakkında veri sahibini bilgilendirmek için hazırlanmıştır. Siz değerli bağışçılarımız, kişisel verilerinizi vakıf merkezi, temsilcilikler, internet sitesi, banka ve telefon gibi kanallardan; sözlü, yazılı ya da elektronik ortam üzerinden vakfımızla paylaşabilirsiniz. Paylaşmış olduğunuz veriler tanıtım, teşekkür, bilgilendirme ve duyuru amaçlı iletişimleri gerçekleştirmek; istatistiki bilgi toplamak; bağış, gönüllülük ve eğitim çalışmalarını geliştirmek gayesiyle tarafımızca kullanılabilecektir.

Bir yardımlaşma vakfının, bağışçılarına gönderdiği bu e-posta metninde aşağıdakilerden hangisine değinilmemiştir?

A) Kişisel verilerin kullanıldığı alanlara

B) Vakfın ne tür faaliyetler gerçekleştirdiğine

C) Bilgilendirme formunun gönderilme amacına

D) Bağışçıların hangi kişisel verilerinin kullanılacağına

19.) Stendhal “Ben bir romancıyım ve yol boyunca her şeye ayna tutarım.” diyordu. Ben de bir romancıyım ama yol boyunca ayna tutamam artık. Çünkü değil yol; şehirler, ülkeler, kıtalar boyunca ayna tutuldu ve dünya tamamen aynaya dönüştü. Şimdi ben bu aynanın içinde, tam da onun göstermediği ve göremediği bir yerdeyim. Stendhal’dan ilham alan ve olanı olduğu gibi vermenin gerekliliğini benimseyenler beni eleştirse de fikrimi değiştireceğimi sanmıyorum.

Bu sözleri söyleyen kişinin aşağıdaki metinlerden hangisini beğenmesi beklenir?

A) Üsküdar’da Paşakapısı’nın biraz ötesinde, mezarlıkların karşısındaki boş arsa üzerinde bulunan ahşap evde yaşıyoruz. Kapının önüne oturmuş, siyah servilerin arkasındaki akşam gölgelerinin arasında kalan taşlara bakarak annemi bekliyorum.

B) Bu su, her yerde bulunmaz ha! Halis Solfasol suyu. Başka yerde Solfasol niyetine birtakım sular içersiniz ama buna benzemez. Asıl su, köyün üst yanındaki kaynaktan çıkar. Fakat sucular oraya gitmeye üşendikleri için aşağıdaki çeşmeden doldurup getirirler.

C) Yol kenarındaki solmuş gülleri dikenlerinden ayırırken sessiz bir tekerlek gibi dönüp duruyor zaman. Şimdi bir yağmur yağsa, gölgesinden sadece gözlerini seçebildiğim camlara tanıdık yüzleri fısıldasa…

D) Kalktı, sağdaki odanın açık kapısı önünde durdu. İçeriyi gözden geçirdi. Karşıda bir sedir, yerde yırtık ve kirli bir kilim, sağda aynalı bir dolap, tam karşı duvarda ise Necati’nin orta büyüklükte bir fotoğrafı…

20.)”Derman aradım derdime/ Derdim bana derman imiş” der Niyazi-i Mısrî. Ne kadar doğru bir söz! Yaranın merhemi kabuğunun altındadır. Kalbimizin ihtiyacını yine kalbimiz karşılar. Kimse, kötülüğü de iyiliği de bir başkasında aramasın. Dönüp kendi içine baksın. Kendimizden başlama cesaretini gösterdiğimizde birçok şey de yoluna girecektir.

Bu metinde altı çizili cümleyle anlatılmak istenen aşağıdakilerden hangisidir?

A) Birinin sorun olarak gördüğü durum, başkası için ödül olabilir.

B) Kalıcı çözümler üretmek, belli bir zahmete katlanmayı gerektirir.

C) Bakmayı bildikten sonra her yerde bir güzellik bulunacaktır.

D) İnsan, çözümü uzakta değil kendi içinde aramalıdır.

7. SINIF TÜRKÇE DERS KİTABI CEVAP ANAHTARI

1 – A

2 – C

3 – B

4 – B

5 – B

6 – C

7 – D

8 – A

9 – B

10 – D

11 – A

12 – B

13 – A

14 – D

15 – B

16 – B

17 – A

18 – D

19 – C

20 – D

TÜRKÇE DESTEK MATERYAL DERS KİTABI PDF İÇİN TIKLAYINIZ

Haberler.com – Gündem

Ders Notları, Gündem, Eğitim, Yaşam, Haberler

YORUMLAR

Yorum yapabilmek için giriş yapmalısınız.

Sıradaki haber:

Mini mini birler çalışkan ikiler sözleri! Mini mini birler çalışkan ikiler Tembel üçler tekerlemesi tamamı!

HIZLI YORUM YAP

Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.